Beşiktaş – Ankaragücü maçı sonrası siyah-beyazlı oyuncuya sert eleştiri: İnanılır gibi değil

Beşiktaş, Süper Lig’in 24’üncü haftasında Ankaragücü’nü konuk etti. Heyecan dolu karşılaşma Beşiktaş’ın 2-1’lik üstünlüğüyle tamamlandı. Spor yazarları, siyah-beyazlıların zaferini değerlendirdi.

Beşiktaş’ın gündemini yakından takip eden usta kalem, siyah-beyazlılarda yeni transferin performansından övgüyle bahsetti. Takımdaki diğer futbolculara uyarılarda bulunan Milliyet Gazetesi yazarının kullandığı ifadeler dikkat çekti.

İşte Beşiktaş – Ankaragücü maçı sonrası yapılan değerlendirmeler…

ŞENOL HOCA DOKUNUNCA / ATTİLA GÖKÇE

Tamam galibiyet ve üç puan önemli ama oraya bakıp takılırsanız koca maçtaki oyunu görememiş olursunuz. Futbolu sevdiğini söyleyen herkesin dikkat edeceği durum budur: Skor tabelasıyla arasına mesafe koymak. Dünkü maçta 3 gol izledik. Üçünün de ibretlik hikayesi var… Ama oyunun bütününe bakarsak, Vodafone Park’ta yepyeni bir heyecan, hevesli ve yetenekli yeni oyuncular… Baştan sona karşılıklı ataklarla taraftara şarkılar söyleten tablolar izledik.
Peki nasıl oldu bu?

Kimse alınmasın sadece bir teşbih… Tek cümlelik “benzetme” ile açıklayalım nasıl olduğunu…
Şenol Güneş dizginleri eline aldı da ondan… Beşiktaş’ı kendi haline bıraksa, şampiyonluğu kupayı, Avrupa’yı unutmuş takımının boşlukta daha beter daha dramatik hallere düşeceğini gördü.
Dokundu takıma… Kimini kenara iti kimini de içeri çekti.
Şampiyonluk görmüş Welinton’u, Portekiz’i eleyen Fas’ın yıldızı Saiss’i, Rosier’i, yeni gözde Maxim’i, Muleka’yı kenarda oturtup… Yepyeni bir takım sürdü sahaya.

Tartışmalı transferin kahramanı Onur, Gambialı Colley, Tayyip Talha ve Masuaku ile savunmayı yeniledi. Orta alanda savunma önündeki Salih Uçan’ın yanına Gedson Fernandes ve Hadziahmetovic’i yerleştirip kanatlara Redmond ve Cenk Tosun’u koyarak en önde Abubakar’ı gol ve pozisyonlarla buluşlturdu.
Ankaragücü’nün de payı var bu oyunda… Anlatacağım. Beşiktaş’la devam edelim.
Yepyeni bbir ruh ve anlayışla keyif ve heyecan veren bir büyük gösteri yaptılar… Öyle bir oyun ki ceza alanına girip en az üç pozisyonda golle burun buruna gelen Cenk Tosun, savunmaya da iyi niyet ve enerjiyle yardım ederken kaleci Mert’e hatalı bir pas atarken Ankaragücü’ne golü attırdı.

O pozisyonun öncesinde Hadziahmetoviç’i akıllıca kullandığı serbest vueruşta kale önünü karıştırdılar. O yoğun baskıda top gel-git yaparken son dokunan Salih oldu. Beşiktaş aradığını bulmuştu. Sonrasında da zengin bir oyun akışına tanık olduk. Hele Ali Sowe’un attığı beraverlik golüne iki dakika dolmadan Aboubakar’ın battığı gol her türlü alkışlı hak ediyordu. O golün öncesinde orta alandan Kaptan Cenk’in Aboubakar’a attığı top çabukluk ve aklın gösterisiydi.

Yenilerin hepsi olumlu performans sergilediler. İstek, heyecan ve enerjiyle oynadılar. Bireysel teknikle gösteri yapanlar da oldu. Çok gol pozisyonlarına girdiler. 11 isabetli şut attılar. Bu atışlarda Ankaragücü kalecisi Gökhan’ın takdir edilecek kurtarışları vardı.
Ankaragücü de oyuna ortak oldu. Yeni teknik direktör Sedat Ağçay, zaman zaman geçiş oyunlarıyla Beşiktaş gibi bir takıma karşı umulandan çok gol pozisyonuna girdi. Maçın son bölümlerinde Beşiktaş’taki yorgunluk ve değişikliklerin verdiği fırsatlarla gol fırsatları da yakaladılar. Burada Gökhan gibi Mert’in de başarılı kurtarışlar yaptığını söylemeliyiz. Ankaragücü Beşiktaş’ın her zaman için en tehlikeli rakiplerinden biri… O nedenle bu maçı Beşiktaş’ın enerji ve oyunla kazanması takdire değer.
Böylece Şenol Güneş’e de teşekkür etmesi gerek Beşiktaşlıların. Dokundu… Ve dokunduğu yerde goller bitti.

HOŞ GELDİN ABOUBAKAR / BİLAL MEŞE

Beşiktaş’ın eksiği – gediği kalmadı. Benzetme yerindeyse tepe-tepe kullanacağı bir kadro var artık Şenol Güneş’in elinde… Demem o ki, kötü futbol, kötü skor hiç kimse kalkıp, bu saatten sonra ‘mazeret’ üretmesin, buna da sığınmasın.
Baksanıza, Kartal’ın gediklilerinden Rosier, arada bir kesik yese de, Saiss bile yedek kulübesinde… Yani, artık herkesin bir alternatifi var kadroda… Biliyorum ki Güneş hoca, gerek antrenmanlarda, gerekse maçlarda performansı en iyileri sahaya sürer, nitekim bunu son basın toplantısında üstü kapalı değil, açık açık söyledi.

İlk yarıda yenileri şöyle bir kantara çıkaralım; Onur Bulut, belli ki bu performansıyla sakatlık falan olmadığı taktirde formayı kolay kolay vermez. Omar Colley, sağlamcı, risk almıyor. Hadziahmetoviç’i zaten tanıyoruz, 11’i her zaman zorlayacak bir fotoğraf. Maxim de pusuda ekliyor, eskilere bizden hatırlatması!

Kuşkusuz haftalardır kötü oynayan ve bol keseden puanlar kaybeden Beşiktaş, yenilerle ve de seyirci desteğiyle maça hem baskılı hem de iştahlı başladı. Rakibine bu yarıda tek pozisyon vermeyen Kartal, Salih’in tek golüyle yetinmek zorunda kaldı.
Neler kaçtı, neler? Say say bitmez. Cenk Tosun’un girdiği ve fileleri bulamadığı o kadar pozisyon var ki, hangisini anlatsak… Kaçırmaktan adeta başı döndü, bizim de! Sadece o mu? Redmond her girdiği pozisyonda kaleyi yokladı, ama o da başarılı olamadı. Ancaak, kaleci Gökhan’ın da hakkını yemeyelim, neler çıkardı, neler? Yoksa fark bir değil, inanın ilk yarıda beş olurdu, beş! Kartal’ın gol yollarındaki en büyük kozlarından Aboubakar da boş durmadı, 8’de kaleyi yokladı, yine Gökhan başarılıydı. 40’da Hadziahmetoviç’in soldan serbest atışı, savunmayı karıştırdı, kısa düşen topu Salih filelere gönderirken, atamayanlara da nazire yaptı!

‘İNANILIR GİBİ DEĞİL’

Olacak iş mi? Taraftar fark beklerken Kartal kalesinde şok bir golle sarsıldı. Şok diyoruz, Cenk Tosun gibi bir tecrübenin böyle bir hata yapması inanılır gibi değil. Kafa pası kısa düştü araya giren 53’de Sowe dokundu, skoru eşitledi.
Neyse ki 55’de Salih Uçan, şık bir ara pasıyla Aboubakar’ı buluşturdu, tecrübeli futbolcu, düzeltti, Gökhan’ın uzanamayacağı köşeye topu gönderdi, farkı yeniden bire çıkardı.

Kalan dakikalar mı? Valla bu kadar pozisyon kaçar mı, bu kadar pas hatası yapılır mı koca Kartal? Bu iki faktöre, skoru korumayı da eklersek, rakibin iştahını da kabartırsınız arkadaş!
Nitekim Beşiktaş, fark yapacağı maçta biraz Güneş’in hamleleriyle zamana oynar mı? Demek ki oynar! Hele Emre Kılınç’ın bir kafa şutu var ki, dua edin Mert’e… Yoksa iki puan yine kuş misali uçup gidecekti.

Evet; Kartal, üreten, ürettiklerinin sadece ikisini gole çeviren taraftı. Kuşkusuz Beşiktaş’ın üzerinde psikolojik bir baskı söz konusuydu. Bunun içindir ki diken üstünde oynadı, iki golle üç puana kanat çırptı, gelecek haftalar için moral kazandı.

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*