Çadırkentlerde potansiyel cinsel şiddet mekanı tuvaletler: “İçeriden kilitlenebilir ve ayrı yerlerde olmalı”

Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından Halk Sağlığı Uzmanları Derneği  tarafından Hatay’da kurulan “Afetlerde Kadın ve Üreme Sağlığı Hizmetleri”  birimi, doğum kontrol haplarından kürtaja, anne ve yenidoğan ölümlerinin engellenmesinden üreme sağlığına, cinsel şiddete yönelik mekanizma kurulmasından cinsel yolla bulaşan hastalıkların yayılmasının önlenmesine kadar pek çok alanda çalışmalar yürütüyor.

Projenin koordinatörü Prof. Türkan Günay, Çatlak Zemin’de gazeteci Hazal Özvarışlı‘ya verdiği söyleşide deprem bölgelerinde kurulan çadırkentlerde cinsel şiddet mekanlarına dönüşebilme ihtimali olan tuvaletler sorunuyla ilgili kadın, erkek, unisex tüm tuvalet ile duşların birbirine yakın değil, ayrı yerlerde ve içeriden kilitlenebilir olması gerekiyor dedi. 

Hazal Özvarışlı’nın konuyla ilgili “Tuvalet neden potansiyel bir cinsel şiddet mekanı olabiliyor?” sorusuna Prof. Günay şöyle yanıt verdi: 

‘Kadınların tuvaletin içinde alıkonulabilmesi nedeniyle. Bu yüzden duş ve tuvaletler içeriden kilitlenebilir olmalı. Ayrıca tuvalet çok uzak alanlardaysa yolda da olabilir ama gördüğümüz çadırkentlerde öyle bir uzaklık yoktu. Tuvaletleri ayrı yerlere koyduğunuzda da bir erkeğin, kadın tuvaletleri önünde dolandığını görmek çok daha kolay. Erkek öyle bir ortamda buna cesaret edemez. Ama tuvaletler yan yanaysa, kişiler de buralara yan yana gideceği için risk artıyor. Ayrıca toplumun bundan ve buna dair mekanizmalardan haberdar olması lazım.’

Çadırkentlerin kuruluşuyla ilgili teorik bilgiler var, çadırlar arası 8 metre olacak, yoldan 2 metre içeride olacak gibi. Bunlar uygulansa diğerlerini de söylerim ama şu anda gözlemlediğimiz bütün çadırkentlerde çadırlar birbirinin dibinde, özellikle o mahremiyeti sağlayacak bir yapısı yok. Ama çadırlar istediğimiz gibi kurulmuş olsa bile cinsel şiddeti engellemek için yapmamız gereken şeylerden bir tanesi iyi bir aydınlatmanın olması, yalnız yaşayan yaşlı veya genç kadınların çadırlarının idari birimlere yakın olması çünkü arka tarafa bıraktığınızda istismara uğrama olasılığı artıyor. Hem çadırkentlerde hem yardım dağıtımlarında kadın görevlilerin olması da şiddeti engelleyici önlemlerden. Ayrıca kadın, erkek, unisex tüm tuvalet ile duşların birbirine yakın değil, ayrı yerlerde ve içeriden kilitlenebilir olması gerekiyor.


Çadırkentlerdeki kadınlara cinsel şiddet konusunda bilgilendirme de yaptıklarını ifade eden Prof. Türkan Günay şunları söyledi:

!Cinsel şiddeti sadece tecavüz olarak da düşünmeyelim, kadını rahatsız edecek ısrarlı takip veya organ gösterme ihtimallerini de katalım, çadırlar arası sıkışıklıkta bunları gözeten bir durum yoktu. Üç çadır arasındaki orta çadırın çıkarılması lazımdı, bunu söyledik de ama öyle yapılmış ve insanları yerlerinden kaldıramıyorsunuz, ayrıca konteynıra geçme beklentesi var. Kadınlara cinsel şiddet konusunda bilgi verdik, biliyorsunuz kadınlar banyolarda çamaşır yıkıyor, oradaki ayaküstü sohbetlerimizde söyledik, bunlar ihtimal ve olursa bize gelebilirsiniz diye. Bana zaten bunu düşündüklerini ve gece gelmek zorunda kaldıklarında eşleriyle birlikte tuvalete geldiklerini söylediler. Ama yalnız kadın ne yapacak? Problem orada.”


Söyleşinin devamı için

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*